25 Mart 2010 Perşembe

Alelade

Böyle felsefeyi engin hayat görüşüyle harmanlamış bi zat olmamama rağmen bir anda dilimden fiyonklu cümleler fışkırıveriyor bazen. Sebebi yok, sonucu çok bir olaylar dizisinde yardımcı oyuncu rolü benim. Rolümde yanılsamalarla geçen bir zaman diliminde kaybolan kalbinin yönünü coğrafi atlasa bakıp bulmaya çalışan bir salağı başarıyla oynuyorum. 

Hayattan beklentisizliğin değerini öğrendim çok önceden, öğrendim de ne diye her seferinde sıfırlanan hafızama kazık çakıyor bu bilgi onu da çözemiyorum. Kendi halimde alelade yaşamanın zevkini öğrenmişken tam bu noktada çıkagelen kalp çarpıntısı ürküttü beni. Sanki lazımmış gibi bir de yürek burkulması almış gelmiş yanında. Buyur ettim içeri, yanımda duran yalnızlık hemen içeri odaya kaçtı, kapıyı sıkıca kilitleyip iki büklüm ve yan yatmış vaziyette sabit bir noktaya baktı saatlerce. Tıpkı ben diyip içten içe acırken ona kalp çarpıntısı koştu telaşla yanıma. Bak sen neler kaçırıyorsun elalem neler başarmış diye youtube'den bi klip açtı. Şansıma izleyecekken internet koptu onu da. Ben de yalnızlığın yanına kıvrılıp içerde yatmak için can atıyordum bu esnada. Sonra yürek burkulması geldi. Elinde bi duble rakıyla ve acı dolu sesiyle fısıldadı kulağıma. "Biz şimdi gidiyoruz. Sen de şu şarkıyı koy da dinle, gerçi yazdığın platformun ismiyle ilişkilendirince oksimoron ama olsun, acı acıyı söker, sökmezse biz yine geliriz.."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme